Türkbükü

Bodrum Yarımadası kuzeybatı yanındaki Türkbükü koyuna ve onun kıyısındaki Aşağı Göl Köyü'ne egemen bulunan sırt üzerindeki önemlice kalıntıların, Leleg kenti Madnasa kalıntıları olduğu aşağı yukarı kesin sayılıyor. Madnasa adı, görünüşe bakılırsa, Luvi dilinde Ma-(u)dna-(a)ssa öğelerinden türetilmiştir. Ma ülkesinin kenti anlamındadır.
Eski Plinius'un ve Byzantion'lu Stephanos'un yapıtlarında sözü edilen Madnasa kentinin tarihçesi üzerinde bilgimiz pek azdır. Az önce sözünü ettiğimiz Attika yazıtlarından, bu kentin İ.Ö. 5. yy.'da Atina önderliğindeki Delos Birliği'ne, yılda önceleri 2 talanton (600 Atatürk altını eşdeğerinde gümüş), sonra 1 talanton tutarında gider katkısı ödediğini öğreniyoruz. Ancak, bu durumu, Mausolos döneminde onun da bir anlamda Alikarnassos/Bodrum'a "katılmak" zorunda bırakılmasına yani halkının Bodrum'a geçmek zorunda bırakılmasını engellemedi; böylece Madnasa'nın oturulan bir kent olarak tarihçesi, İ.Ö. 4 yüzyılın birinci yarımının sonuna doğru (İ.Ö. 360'lar dolaylarında), bitmiş oldu.

Günümüzde Türkbükü hem bohem hayatı yaşamak isteyen sanatçı, işadamı ve  beyaz yakalıların, hemde doğasını yaşamak isteyenlerin gezginlerin bir sentezi olmuştur. Hem sosyeteyi hem normal insanların uyum içinde yaşadığı popüler bir destinasyon olmuştur.

 

Zaman akıyor ne bekliyorsun!